“%99” ÜSTÜ KALSIN DEDİ!

“% 99” hesabı istedi... “Üstü kalsın” dedi Wall Street’i işgal etti! 15 Ekim 2011’de 82 ülkede 951 kentte binlerce kişi görülecek hesap için yürüdü... Yüz yıl sonra tarihçilerin dünyanın gidişatını değerlendirirken ıskalamayacakları bir gündem oluştu.: “OWS”. Yani, “Wall Street’i işgal et”...   Neden? Kim bunlar? Ne istiyorlar? Amaçları ne? Onlar işsizler. Hem de üniversite mezunu olmalarına ve ellerinden iş geliyor olmasına karşın. ...

Deprem Sonrası Acı Gerçek: Güvensizlik

Van depremi ile bir kez daha gördük. Toplumsal yaşamın tüm kılcal damarlarında "güven" sorunumuz var! sedatyelkenci.com İçinde yaşadığımız binalara güvenmiyoruz. Müteahhitler malzemeden çalmış olabilir. Başımıza her an göçebilir. Hasarlı bina tespitlerine güvenmiyoruz. Okullarımıza, hastanelerimize güvenerek gidemiyoruz. Hasar durumları ortada. Yardımlar topluyoruz, kime vereceğimiz konusunda kuşkularımız var. Sivil toplum Kuruluşlarını bir bir itibar sınavından geçiriyoruz. Çünkü güvenmiyoruz. ...

“Sanat bir YAŞAM… Yaşamsa sanıldığı kadar SANAT değil”

“Sanat başlangıçta bir sevme işidir. Ağacı, çiçeği, hayvanı, insanı… İşte resim bu sevme işini söyleme şekillerinden biridir. Ve sesli düşünmenin görsel karşılığıdır diyebiliriz. Ama hep devinim içindedir. İnandığı değerler için ve değerler adına yaratır. Sanat sürekli aramak ve değişmek demektir. Bu da sürekli çalışmayı gerektirir. İyi bir resim baktığı şeyi kutsamalı ve ruhu usulca ...

Üniversitelerin kalitesi ya da kaliteli üniversiteler

Yeni bir öğrenim yılı daha başlıyor üniversitelerimizde. Bir sınav maratonun sonrasında üniversitelerimiz “iyi puan” almış öğrenci avındalar. Buzdolabı çamaşır makinası, margarin veya deterjan promosyonlarında olduğu gibi; Kendilerini seçkin öğrencilere beğendirebilmek için; Aylardır kılı kırk yaran kampanya programlarını hayata geçirdiler! Kimisi diz üstü bilgisayar veriyor, kimisi i-pad! Burslar zaten veriliyordu, cep harçlıkları yarıışı bir kaç yıl ...

Şike!

Birden sarsıldık. Yer sanki yerinden oynadı. 7.7 miydi? Belki daha da büyük. Tsunami dalgalarını bekliyoruz. Hangi fay hatlarının kırıldığını şimdilik bilmiyoruz. Kaç kilometre derinliklerde olduğu konusunda da bir fikrimiz yok.  Artçı sarsıntılar ardarda geliyor.  Adını “şimdilik” şike koydular! Futbolla yatıp futbolla kalktığımız bir dünyada, Yaşamı futboldan ibaret saydığımız için midir nedir; Şike ile sarsıldık. 7’den 70’e herkesi girdabına çekti. Nasıl ...

Yeni Anayasa

  2008 yılında Türkiye Kurumsal Yönetin Derneği’nin yayın organına yazdığım bir makalenin başlığı; ‘Küresel ilkeler sözleşmesi Türkiye’nin Anayasası olsa...” idi. Genel seçimler bitti.. (mi?) Ekim’de yeni TBMM açılacak... İlk ele alınacak konuların biri, seçim döneminde tüm partilerin bir şekli ile gündeme getirdikleri yeni “Anayasa” konusu olacak. “Nasıl bir Anayasa istiyoruz?” ile “Bu şekilde bir Anayasayı uygun ...

Fukushima’dan Kütahya’ya!

Tarih Fukushima’yı nasıl yazacak? Hani, güneş, rüzgar ve suyun dışında enerji üretimine ihtiyaç duyulmayacak dönemlerde insan neslinin varlığını tehdit eden “insanların”, teknoloji ve ihtiyaç diye iteledikleri  Fukushima’ları  tarih küresel ahlâkın neresinde sorgulayacak? Peki, Kütahya’da altın ve gümüş madenlerinde yapılan çalışmalar nedeniyle kullanılan siyanürün depolandığı havuzun çökmesi nedeniyle zehirin yeraltı sularına, oradan meyve ve sebze ...

Sivil toplum mu, Temiz toplum mu?

Sonunda “bunun” da suyunu çıkartmayı başardık. Sivil toplum kavramının içini boşalttık. Sivil toplumun doğasındaki topluma ait çıkarları, bir şirketin, bir sektörün ya da özel çıkarları amaçları doğrultusunda örgütlenmiş ama “sivil toplum” şemsiyesi altında faaliyet gösteren kurumların inisyatifine terk ettik! Dernekler, vakıflar, meslek kuruluşları, sendikalar, kâr amacı gütmeyen organizasyonların kavramsal olarak buluştuğu sivil toplum neden bu kadar ...

Orwell…1984…Macintosh…Bilgi Toplumu ve “Düşünce Polisi”…

1984 yılının benim açımdan bir özelliği var... “Bilgi Toplumunun” başlangıcı olarak görüyorum. Yani, devletler, markalar ve şirketlerden sonra “bireylerin” küreselleşmesinin önünü açan bir yıl olarak tanımlıyorum 1984'ü... Çünkü 6 Ocak 1984 tarihinde Macintosh masaüstü bigisayarın tanıtımı yapıldı. Yani, o güne kadar, sadece bilgisayar eğitimi almış sınırlı sayıda kişinin el sürebildiği,  günümüzde bir dizüstü bilgisayarın sahip ...