Türkiye’nin İtibarı ve Gezi Raporu!

Geçtiğimiz günlerde Finlandiya’dan bir konuğumu ağırladım.
Hoş, beş sohbet arasında…
Gezi Parkı eylemleri ile ilgili Uluslararası Af Örgütü raporunu sordu…
Henüz okumamıştım…
İçeriğinde neler olduğunu kısmen ondan dinledim.
images (2)Uluslararası Af Örgütü dünya çapında 150’den fazla ülkede faaliyet gösteriyor.
Üç milyon üyesi, destekçisi ve aktivisti  var.
Yer yüzünde insan hakları ihlallerine karşı kampanya yürüten küresel bir hareket.
Tanırız, tanımayız…
Severiz, sevmeyiz…
Dikkate alırız ya da almayız…
Ama; Uluslararası Af Örgütü bir gerçektir ve çağdaş demokrasilerde de “kımıl zararlısı muamelesi” görmemektedir!
Brüksel’de…
Strasburg’da…
Washington’da…
Londra’da…
Berlin’de…
Paris’te…
Yani dünya siyaset gündemlerine ve politikalarına yön veren adreslerde…
Avrupa Birliği’nde…
Birleşmiş Milletler’de…
Uluslararası sendika hareketlerinde…
Uluslararası Af Örgütü raporları bir ülkenin nasıl yönetilmekte olduğu ile ilgili
kanaatlerin oluşumunda dikkate alınan belgeler arasında gösterilmektedir.
Uluslararası ilişkileri şekillendiren…
Dinamiklere yön veren…
Temel karar süreçlerin belirlenmesinde etkili olduğu bilinmektedir…
Hatta yatırımcılar dünyasının finansal analizlerine “katık” ettiği bilgilerin başında bu örgütün raporları gelmektedir.
Neden?
Güvenilirlikleri…

Şeffaflığı…
Kamuoyu oluşturma konusundaki etkililikleri…
Diğer sivil toplum kuruluşları üzerinde politika oluşturucu yönlendirmeleri…
Bağımsızlıklarını koruma konusundaki hassasiyetleri…
Bu örgütün itibarını oluşturan temel özellikler olarak karşımıza çıkmaktadır.
Geçtiğimiz haftalarda açıklanan “GEZİ PARKI EYLEMLERİ TÜRKİYE’DE
TOPLANMA ÖZGÜRLÜĞÜ HAKKI ŞİDDET
KULLANILARAK ENGELLENİYOR” başlıklı rapor dünya siyaset gündeminde…
Yok sayılacak…
Görmezden gelinecek…
Sümen altı edilecek…
Unutturulacak bir içerik değil.

Çünkü bu rapor, kendi bağımsız kaynaklarından topladığı bilgilerle Türkiye’de adalet sisteminin ve demokrasinin nasıl işlediğini anlatıyor!
Adalet bir sınavdır…
Bu sınav…
Aynı zamanda…
Bir itibar sınavıdır…
Bütünlemesi…
Çoklu cevap tercihi bulunmamaktadır…
Bu raporun yansıttığı ülkemizdeki adalet gerçeği…
Türkiye’nin itibarının sınavı olarak algılanmaktadır.
Ne olimpiyat, ne metro ağları, ne de kişi başına on bin dolara çıktığı söylenen milli gelir bu gerçeğin üstünü örtememektedir.
Dünyada binlerce basın mensubu, siyasetçi, sivil toplum kuruluşu, uluslararası kurum yöneticisi, akademisyenin bir “tık” uzaklığındaki bu rapor TV ekranlarında “Penguen belgeseli” yayımlanarak geçiştirilemiyor!
Bu raporun dış dünyada nasıl bir etkisi olacağını bir kenara bırakalım.
Bizler,
Bu coğrafyada…
Bu topraklarda…
Bu ülkede yaşayanlar için
Bu rapor ne anlam taşımaktadır?
Bize göre adaletin, Türkiye’nin itibarı ne durumdadır?
Tıklayın, okuyun, karar verin.

 

No Comments Yet.

Yanıt yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir