Ya Kuşlar Rüzgar Güllerine Çarparsa!

Bir “e-kitap” yayımladım. Blogumdan ücretsiz indirebilirsiniz.
Öyküsünü kısaca önsözde anlattım. Burada da yer vereyim…
2011 yılının son aylarına doğru son kitabım Oyun Bitti üzerine  çalışıyordum. 35. Versiyon olmuştu ki kod adı “Ya kuşlar
rüzgâr güllerine çarparsa” idi… Yenilenebilir enerjinin ana
kaynaklarından biri olan rüzgârları enerjiye dönüştüren o devasa
kollar artık her taraftaydı. Her bir rüzgâr gülü nedense içime mutluluk tohumları saçıyordu.
Yüzümde tarif edilmez bir gülümseme ile selamlıyordum her birini. Hele Alaçatı’da yaşadığımdan
gözlerim rüzgâr güllerinin gün ve geceler boyu sarmaş dolaş danslarına dalıp gidiyordu.
İşte o günlerden birinde EKO IQ dergisinde bir haber okudum.
Aklıma geldiği halde bir şekli ile akıl altına süpürdüğüm
konuyla ilgili bir haber vardı. Bir grup mühendis göçmen kuşların
rüzgâr güllerine çarpıp yaşama veda etmemeleri için bir
çalışma başlatmışlardı. Bir çeşit sensor rüzgâr güllerine monte
edilecek ve kuş sürüleri doğal olarak bundan etkilenerek yön değiştirecekler
ve böylece çarpıp ölmeyecekler.
Bu küçücük haber benim için önemliydi; çünkü dünyanın
bir enerji sorunu vardı… İklim değişikliğinin baş sorumlusu
fosil kaynaklı yakıtların hızla yerini “bir şeylerin” alması gerekiyordu.
Bunlar da ancak yenilenebilir ve çevre dostu enerji kaynakları
olabilirdi. Rüzgâr seçeneklerin başında idi ve rüştünü
ispat etmişti.
Örneğin Danimarka, 2015’li yıllara geldiğimizde ihtiyaç
duyduğu tüm enerji gereksinimini rüzgârdan sağlar olmuştu.
Bu enerjiyi üreten rüzgâr santralları ise göçmen kuşlar için birer
ölüm tuzağı idi. Bir grup mühendis bunu kendilerine dert edinmişler
ve ilave bir teknoloji ile kuşlarla rüzgâr güllerinin arkadaş
olmalarını sağlamışlardı.
İşte Oyun Bitti kitabımın kod adı olan “Ya kuşlar rüzgâr
güllerine çarparsa” adı bu duyarlılıktan geliyordu. Oyun Bitti
kitabının içi de insanlık, çevre ve sürdürülebilirlik adına yanlış
giden “bir şeyleri” kendine dert edinenler için yazılmıştı!
Aradan çok değil 3 yıl geçti. Ve yine bir EKO IQ dergisi
önümde. İçinde ise daha da enteresan bir haber. Artık rüzgâr
enerjisi üretmek için o ahtapot kollarına da gereksinim kalmayacak!
Yani kuşlar için tehlike tamamen ortadan kalkıyor!

http://www.earthtimes.org/

http://www.earthtimes.org/

Yani kuşlar ve rüzgâr gülleri arasındaki tehlikeyi artık dert
etmeme gerek yok. Ama yaşam boyunca kendime dert edindiğim
meseleler var. Bunları paylaşmak için açtığım blog yazılarının
bütününe baktığımda enteresan bir yaşam tasarımı görüyorum
60 yılı devirirken.
Belki birilerine göre “boş işlerle” uğraşmışım. Günü yaşarken
sorun olan, başımızı ağrıtan onca konu varken
“abuk subuk” 
konuların etrafında dolaşmışım!
Ben bu konuları hep karakterimin ve kimliğimin bir parçası
olarak gördüm. Sadece kendim için değil herkes için daha iyi bir
yaşam olabileceği ve bunun her şeyi kapsayabileceğini benliğimde
yaşattım.

No Comments Yet.

Yanıt yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir