Anlamlı şirket Olmak, Sosyal Fayda Yaratmak veya “Wikidepia” Toplumuna Dönüşmek

By Posted on 2 No tags 4

Bu yazının konusu olan söyleşiyi TEİD tarafından bu yıl 8.si düzenlenen Etik Zirvesinin açılışında TEİD Yönetim Kurulu Üyesi Tayfun Zaman’ın sorularına cevaben yaptım. Söyleşinin video kaydını yazının sonunda bulabilirsiniz.

COVİD-19 ile ne öğrendik? Ulusların sınırlarının küresel sorunlar karşısında bir “anlamı” olmadığı birinci ders sayılırsa “iklim krizi” (maalesef) içinde yaşayarak öğrenmek zorunda kalacağımız ikinci ders olarak tanımlanabilir.

“PROTEST BRANDS” ya da “Sosyal Tepki Markaları!”

Aşağıdaki yazı TEİD Etik ve İtibar Derneği’nin yaz 2019 sayısında yayımlanmıştır.protest brands

Bill Clinton’un 19 Ocak 1999 tarihli “Ulusa Sesleniş” konuşması aynı zamanda tarihi bir olayın kayıtlara geçmesi açısından önem taşıyordu. Clinton konuşmasında, o gün “şeref locasında” oturan insan hakları mücadelesinin simge isimlerinden Rosa Parks’tan söz ediyor ve şöyle diyordu:

Şu an o da aramızda.

Angry Birds Dijital Diktatörlüğün Kapısını mı Açtı?

Dünyanın süper gücü…

Bu süper gücün, egosu, hırsı ve kibirinden beslenen karakteriyle dünyayı şaşkına çeviren başkanının twitter hesabının “askıya alınabileceği” belki ancak film senaryosu olabilirdi. Ama oldu.

Basın ve ifade özgürlüğünün doğum yerinde tüm gücü ve yetkiyi elinde tutan başkanın sesi “kısılmadı”, “kesildi”!

“Sen benim kim olduğumu biliyor musun” demesine bile zaman tanımadan diğer sosyal medya platformları da Başkanın sesini “budadılar”.

ABD’nin sonu!

 
 
2012 yılında yayımlanan Oyun Bitti kitabımdan;
 
Süper güç! ABD ne durumda?
 
Hiç tartışmasız Amerika Birleşik Devletleri 20. yüzyıla yön veren ülkelerin başında geliyordu. Kapitalizmin oyun kurallarını belirleyen ülke olmanın ötesinde “demokrasiyi” dünya ülkelerine “ihraç” etme “söylemiyle” koca bir yüzyıla damgasını vurdu.
2010’lara geldiğimizde süper güçten geriye kalanlara bir göz atalım.[1]“Amerikan İmparatorluğu’nun çöküşü,

Kurumsal Sosyal Sorumluluk Lunaparkı

 

Galatasaray Üniversitesi İşletme Fakültesinim konuğu oldum. Çevrim içi görüşmeyi değerli hocam Dr. Belgin bahar yönetti. Öğrenci arkadaşlarımla “sosyal sorumsuzluk meselesini” masaya yatırdık ve konula ilgili düşücelerimi aşağıdaki şekilde paylaştım.

Günümüzde yöneticileri rüşvetten, yolsuzluktan yargılanan ama mensup oldukları şirketlerin çok ciddi kaynak ayırarak sosyal sorumluluk adı altında çalışmalar yaptıklarına tanık olduğumda aklıma gelen bir fıkrayı paylaşayım sizinle;