Sign up with your email address to be the first to know about new products, VIP offers, blog features & more.

You are viewing İşler eskisi gibi değil

Kapitalizmin Ergenlik Çağındaki Çocuğu; İmmigirasim

Kapitalizm kimin çıkarına hizmet ettiği tartışma dışı kalmış bir bukalemundur! Yoksulluğun ve gelir-gider farkının simgesi olan %1 ile tescillenmiş kapitalizm olgusunun mirası -diğer fenalıkları şimdilik bir kenara bırakacak olursak- üç temel başlık altında bu yüz yıla devredildi. 

İlki tabii ki paranın ahlak, etik ve vicdan kavramlarını halının altına süpürüp bir “değer”

Güzin Ablanın Yeni Dertleri!

Sevgili Güzin Ablacım, Ben yıllardır terlik üretirim. Küçük bir atölye ile başladık bu işlere, sonra babamdan devraldım işleri büyüttüm. İhracata falan da başladık.  Amerika Birleşik Devletleri’ne doğru yürümekte olan Guatemalalılar gibi kitlesel göç hareketi içinde bulunanları potansiyel bir pazar olarak görmeli miyim?

Sevgili Güzin Ablacım,

Ekonomik Krizlerde Markaların Almaya Cesaret Edemeyeceği Kararlar

Ekonomik krizler dünya durdukça, insanoğlu ihtiyaçlarını karşılamak için çareler aradıkça birlikte yaşamak durumunda olduğumuz gerçekler. Dünyanın hangi coğrafyasında yaşıyor olduğumuz bu gerçeği değiştirmiyor. Çoğunlukla finans odaklı nedenlerin şirketlere ve markalara musallat olduğu ekonomik krizler aslında yine aynı nedenlerden kaynaklanan bir üreme sistemi içinde. Yani, finansal beklenti, fırsatçılık, regülasyon yetersizliği,

IMAGE neden kapandı?

Ülkemizin köklü halkla ilişkiler şirketlerinden IMAGE kapandı.  Kapanışı , 1980’lerden bu yana imza attığı işler gibi sansasyonel oldu. Kapanış iletişimi ile ilgili iletişim sorunları yaşandığı açık. Her gün onlarca şirket kapanıyor. Türkiye’nin içinde bulunduğu ekonomik ortam şaşırtmıyor. Ama işi “iletişim yönetimi” olan bir şirketin kapanışı ile ilgili “iletişim kazaları”

Şirketler Aldıkları Sorumluluklar Kadar İtibarlı Olabilirler (*)

Bugünlerde bir kitap okuyorum: “Pratik Yönetim Felsefesi”… Yazan Konosuke Matsushita. Yani 20. yy’ın en yenilikçi ve yaratıcı markalarından biri olan Panasonic’in kurucusu.

1894 Wakayama/Japonya doğumlu olan Matsushita’nın tek kitabı değil tabii ki bu okuduğum. Diğerlerine internet ortamında göz attım. Özünde “başarı” odaklı yönetim felsefelerinin günlük hayatın içinde hangi karar ve süreçlerde oluştuğunu pratik olarak anlatan bir deneyimler paylaşımı yazdıkları…

Şirin bir sahil kasabasından işleri yönetmek! (*)

Teknoloji mi bizi biz mi teknolojiyi yönetir olduk? Akıllı telefonumuzu “ofis” olarak kullanmaya başladığımız günlerden bu yana teknoloji bağımlılığı her tarafımızı kuşatmış durumda. Sabahın köründe kalkıp, karda kışta ofise gitmek zorunda değiliz…
Ne zaman varacağımızı bilmediğimiz bir trafik ortamında toplantıya yetişmek durumunda değiliz…
Yalnız başımıza kalıp bir konuyu derinlemesine düşünmek ihtiyacımızı o bitmeyen telefonların,