Sign up with your email address to be the first to know about new products, VIP offers, blog features & more.

You are viewing Kendime Notlar

Güzel Ölmek Kalplere Gömülmek Olmalı!

Her ölüm acıdır. Keder ve üzüntüyü gözyaşlarına boğar. Üzerinde konuşulmuş ama paylaşılmamış anıları tazeler. Yaşamın tüm renklerinde ölüm karşımıza çıkar. Sesler onun ses tonundaki notalara dönüşür. Duyguları ifade etmeye kelimeler yetmez. Baktığınız her yerde O’nu görmeye başlarsınız!

Hakan Çetinkaya…
Eczacı…
Alaçatılı…
Gyrocopter pilotu…
Hava fotoğrafçısı…

Masal gibi bir Eskişehir seyahati

Pendik'te kahve molası

15-18 Ekim 2019 tarihleri arasında Eskişehir’deydim. 
Masal gibi bir seyahatti desem abartmamış olurum.
Seyahatin gerekçesi 20.Ulusal ve 4.Uluslararası Turizm Kongresinin açılış panelinde bir konuşma yapacak olmamdı. Alaçatı’da yaşayan biri olarak Eskişehir yol üzeri değil. Karayoluyla ulaşmak gerekiyor ya da Ankara ve İstanbul üzerinden farklı ulaşım kombinasyonları ile…

Bu masalsı programı Doç.

Markalar linç kültüründen kendilerini nasıl koruyacaklar?

Digitalage Ekim 2019 sayısında “Markalar linç kültüründen kendilerini nasıl koruyacaklar?” başlıklı bir yazım yer aldı. Kayıtlarda durması için burada paylaşıyorum.

Cebimizdeki akıllı telefon ‘her şeyi’ yapmaya muktedir. Ama her şeyi. Yuval Noah Harari’nin benzetmesi ile dijital diktatörlüğün kılcal damarları o telefonlarla çantamızda, cebimizde bir kâbus gibi ‘bir şeylerin’ üzerine çökmek için fırsat kolluyor sanki.

 “Sanat bir YAŞAM… Yaşamsa sanıldığı kadar SANAT değil”

“Sanat bir YAŞAM… Yaşamsa sanıldığı kadar SANAT değil”

Annemiz Fahrünnisa Kadıbeşegil’i 10 Ekim 2009 yılında kaybettik. Bugün aramızdan ayrılışını anıyoruz. 84 yaşında yitirdiğimiz Fahrünnisa Kadıbeşegil’i yakın dostları bu başlıktaki sözleriyle anımsarlar. Daha lise yıllarında iken tiyatro eserleri çevirileri ile sanat ve edebiyat dünyası ile tanışan annemiz,

5D İtibar Yönetimi / Haluk Ziya Türkmen yazıyor

Yaşam ve kariyer yolculuğunu birlikte yaptığımız dostlardan ” Patronlar, CEO’lar ve Üst Düzey Yöneticiler için KURUMSAL DERSLER” başlıklı son kitabıma yorum, eleştiri ve katkılar gelmeye devam ediyor. Bir çoğunu burada bulabilirsiniz. Bunlar arasında, yönetim danışmanı Haluk Zya Türkmen oldukça kapsamlı bir değerlendirme yapmış ve gerçekten bir “kitap özeti”

Markaların İç Dünyası: Markalar Birbirinin Yüzüne Nasıl Bakar! Aralarında Ne Konuşurlar? Yüzleri Kızarır mı?

Markaların duyguları olmadığı ama buna rağmen tüketicileri duygularından yakalamaya kalkmaları benim hep farklı bir pencereden markalar dünyasına bakmama neden oldu. Özellikle de büyük marketlerde reyonlar arasında dolaşırken birbirinden işlevsel olarak pek de farklılaşmayan markaların raflarda yan yana veya karşı karşıya iken birbirleriyle konuşup konuşmadıklarını merak eder dururum. Konuşuyorlarsa nelerden söz ederler? Dedikodu yaparlar mı?