Sign up with your email address to be the first to know about new products, VIP offers, blog features & more.

Yukarı Sokak… Alaçatı…

Genellikle bu blogda şahsi çalışmalarımla ilgili yazılara yer vermemeye özen gösteriyorum.
Ama bugün bu kuralı “görmezlikten” gelmek durumundayım.
Eşim Aysen… Alaçatı’da bir hayalini gerçekleştirdi.
Dört odalı bir özel konuk evi açtı.
Kızım Pırıl, pılıyı pırtıyı topladı.
Alaçatı’ya yerleşti. Ana-kız işletecekler… Hayallarini gerçekleştirecekler!
Zaten dolu dolu geçen bir kış dönemini geride bıraktı Alaçatı. Ekim ayından bu yana her hafta sonu yerli ve yabancı sanatçıların ağırlandığı Jazz akşamlarına Bu’ra Lokal evsahipliği yaptı. Şubat ayında “IF Film Festivali” uğradı beldemize. Baharın geldiğini “Ot festivali” ile anlıyoruz Nisan başında. Günlere sığdıramıyoruz artık festivali. Arkasından uçurtma şenliği. Hem yaptık hem uçurduk.Tüm kış boyunca Dostane’de Pazartesileri “sinema akşamlarında” bir araya geldik, konu komşu! Kimimiz “atıklardan el sanatları” yapmayı öğreniyordu Kırmızı Ardıç Kuşunda, kimimiz önümüzdeki günlerde sergilenecek “tiyatro” ile meşguldü… Mayısla birlikte bir ay sürecek “Genç Sanat Günleri” başlıyor. Türkiye’nin dört bir tarafından genç sanatçılar eserlerini sergileyecek Alaçatı sokaklarında.
Yukarı Sokak…
Alaçatı’nın tam göbeğinde derler ya… İşte öyle bir yerde.
Belediyelerin sokakları numaralamasından sonra kaybolan sokak isimlerine nazire olsun
diye adını “Yukarı Sokak” koydular.
180 yıllık üç katlı bir taş bina.
Buram buram Alaçatı dokusu sinmiş her bir taşına.
Beş ayda her tarafını yeniledi Aysen.
Kendine özgü bir tasarımı ile “insan kendini evinde hissetsin” diye özetledi yaptıklarını.
Tüm ahşap işleri için yeniden ağaç kestirmedi.
Birazcık daha pahalı olmasına rağmen yerel iş gücünü kullandı.
Olabildiğince yerel malzemeler tercih edildi.
Güneş enerjisinden, atık yönetimine kadar her şey “sürdürülebilirlik” kurallarına uygun düşünüldü. Alaçatı Atatürk İlköğretim Okulunda okuyan 58 öğrencinin yaptığı seramik eser binanın dış duvarına monte ediliyor, isimleri ile birlikte…
Kapısında konuklar için bir normal bir elektrikli bisiklet bekliyor.
Ilıca plajlarına ve sörf merkezine araçla beş dakika uzaklıkta.
Alaçatı pazarına yürüyerek dört dakikada gidiliyor.
Bütün bunlar bir yana.
“Mutlular”… Mutluluklarını daim kılmak için bu hayalin peşindeydiler.
Özellikle kış aylarını bekliyorlar.
Trabzonlardan getirttikleri kuzinede çay demlemek, şömine ateşi karşısında sohbet etmek için.
Konukların bir oda bir de ev anahtarları var. Akşam gezip tozmadan geldiklerinde aynen evlerine girer gibi kendi anahtarları ile açsınlar kapıyı ve yine evlerindeki gibi muftakta atıştırsınlar, kendi çaylarını, kahvelerini kendileri yapsınlar diye düşünülmüş herşey.
Hani karımdır, kızımdır diye söylemiyorum ama:-)

Yukarı Sokak
alacati@yukarisokak.com
0533 576 52 05
0507 401 03 76

15 Responses
  • Dilek Emil
    Mayıs 9, 2012

    Anlatılanlar ve paylaşılan fotoğraflar “ahhh şimdi orada olmak vardı” dedirtti bana…
    Ellerinize sağlık. .Güzel paylaşımların mekanı olması dileğiyle..Sevgi ve selamlarımla,

  • Omer Egecioglu
    Mayıs 9, 2012

    Ilk firsatta gelip kalmak uzere!!

  • Pelin Özkan
    Mayıs 22, 2012

    Hayırlı uğurlu olsun Salim. Umarım her şey hayallerindeki gibi olur Aysen ve Pırıl’ın.
    Yaz aylarında uğramaya çalışabiliriz.

  • Serdar Benli
    Mayıs 23, 2012

    Sevgili Salim, yazdıklarını okuyup resimleri görünce eşin ve Pırıl’ın iyi bir iş çıkardığını anlayabiliyorum. Eğer bu yıl yolum Alaçatı’ya düşerse sizleri görmek isterim. Şimdiden huzurlu ve bol kazançlı, sağlıklı bir yaz dilerim.

  • Diğdem Cengiz Gürsel
    Haziran 14, 2012

    Aysen hanıma ve sevgili Pırıl’a bu vesile ile hayırlı olsun dileklerimi iletiyorum.
    Eminim hayatlarının zenginliklerini, tadlarını burada ağırlayacakları misafirlerine bambaşka bir evsahipliği ile yansıtacaklardır.
    sevgiler

    Ne düşünüyorsun?

    E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir