“Sanat bir YAŞAM… Yaşamsa sanıldığı kadar SANAT değil”

Şimdi Dünya Barış Anıtı ile arkadaş...

“Sanat başlangıçta bir sevme işidir.
Ağacı, çiçeği, hayvanı, insanı… İşte resim bu sevme işini söyleme şekillerinden biridir.
Ve sesli düşünmenin görsel karşılığıdır diyebiliriz. Ama hep devinim içindedir. İnandığı
değerler için ve değerler adına yaratır.
Sanat sürekli aramak ve değişmek demektir. Bu da sürekli çalışmayı gerektirir. İyi bir
resim baktığı şeyi kutsamalı ve ruhu usulca tutuşturmalıdır.”
Bunlar onun sözlerinden alıntılar…

Blogunu ziyaret edin. Varsa anılarınızı yazın. Bizi ve O’nu zenginleştirin. www.olusumdostlari.com

YILLAR
Yıllar

Yılları kovalar
Sağar
Avuçlarındaki zaman
İpliğini
Oyalar
Düzenin düzensizliğinde
Ama bir yerde
Yalnızdır yine insanlar
Eğer aşıksızsalar…
Edebiyat dünyamızın kilometre taşlarından biri olan Oluşum dergisinin yayımcısıydı.

Emekli maaşını katık ettiği bu girişimi iki binden fazla edebiyat aşığının buluşma
noktası oldu. Annemizin blogundaki isimlere bir göz gezdirin. Kimler kimler, neler
neler yazmışlar, 1970’li, 80’li,90’lı yıllarda bu dergide.
http://www.olusumdostlari.com/wp/olusum/olusum-yazarlari/

Sergilerini özellikle Anadolu kentlerinde, kasabalarında, köylerinde açardı. Ölümü yakınlarında hissettiği günlerde bile çok sevdiği Silifke’de resim sergisi açma
hazırlıkları içindeydi.
Sergi mekanları doğanın içinde de olabilirdi...“Sergi gündeme gelince, ben bir yandan da Anadoluda bazı il ve ilçelerle irtibat
kurarak halkı resim sergisi görmeye alıştırmak amacıyla senede en az üç
sergi açtım.
Kastamonu, Çankırı, Urfa, Kahramanmaraş,Malatya, Kayseri, Konya, Sivas, Mersin,
Adana, Silifke, Balıkesir,
Bursa, Kuşadası, Bodrum ve daha bir çok yer, bazılarında bir
kaç kez…
Öyle yerlere gittim ki, halkı hoperlörle sergiye davet ettik. Herkes çok memnundu çünkü
ilk kez dışarıdan gelen bir
ressam orada sergi açıyordu. Hala daha, bu alışkanlığımı
sürdürüyorum. 250’nin
üzerinde yurt içi ve yurt dışında tablolarım odaları
süslemekte…”

Bir Dünya insanıydı Fahrünnisa Kadıbeşegil. Sadece iki oğlu için değil yaşamın gerçek değerleri için bir “ışıktı”…

ISSIZ GECE

Uzuyor
Issızlığında gecenin
Parıl parıl asfalt yollar.
Yıldızlar,
Kandil kandil kaylaşıyorlar
Başıma değecekmiş gibi
Tepemde
Hafif uğultusu rüzgarın
Ve
Tok sesleri, ayaklarımın
Yankılar yapıyor
Boşluğunda gecenin…
Serilmiş önümde ışıl ışıl
Koca şehir
Uyuyor
Uyuyor, gündüzün kini, ihtirası
Sevgisi…
Nesi bağlıyor bizi bu boş dünyanın
Nesi?

AĞIT
(Ceyhun Atıf Kansu’nun anısına)
Sen

Gül ezgileri ustası
Sevgi kaynağı,
Bozkırın güneş yanığı
Çocuğuna
Ağıt yakan,
İçimize doldurup
Esrik yankısını
Dostluğun,
Boş bıraktın
Ellerimizdeki
Ilgın sıcaklığı.

LAF – SÖZ

Aynı şehir, aynı toprak
Arada
Yollar, binalar yollar,
Arada
İnsanlar var
İnsanlar!
Görüşemiyoruz…

 

 

7 Yorum
  • Mehmet Aykırı
    Ekim 12, 2011

    Salim Bey,
    ne mutlu size, bu değerlere sahip çıkan bir anneye sahip olduğunuz için,
    ne mutlu bize, bu değerleri tekrar hatırlattığınız için..

    Mehmet Aykırı

  • Aslı Albayrak
    Ekim 18, 2011

    Ne mutlu ki giderken bıraktıkları güzel şeyler tatlı tebessümlere vesile oluyor. Ne kadar farkında yaşamış, ifade yeteneği ne kadar güzel ve netmiş. Çok sevdim cümlelerini. Nur içinde yatsın. Sevgilerimle…