Sign up with your email address to be the first to know about new products, VIP offers, blog features & more.

Caz, Türkülerimiz ve itibar yönetimi

Caz müziğinin tılsımlı bir dokunuşu var insana.
Belki siyah renkli insanların pamuk tarlalarında “biat” kültürü duvarlarında gezdirdikleri tırnaklarının çıtırdısı ile başlamış olabilir…
Ya da sözcüklerin tanımlamaya yetmediği büyük aşkların ve hemen peşinden gelen acıların notalardaki ifadesi de olabilir.
Ama şu bir gerçek ki; caz yaşamın ta kendisidir.

Saf mısınız? Yoksa, Gayri Safi Mutlu musunuz?

Satır aralarında kayboldu haber.
“Mutluluk” bir gelişmişlik göstergesi oldu.
Birleşmiş Milletler kararı ile…
Karar bir anda 66 ülkeden destek gördü.
Gayri Safi Mutluluğu yıllardır uygulayan tek ülke Butan şimdi daha da “mutlu”…
Belki onlar gibi yaşamda mutluluğu “hasılaya” tercih edenler olabileceği ümidiyle…

Yoksa “doğru” diye öğretilenler yanlış mıydı?

“Bildiğimiz bütün ‘doğruların’ aslında ‘yanlış’ olduğu gerçeği ile tanışmak nasıl bir duygu? İşte öyle bir dönemden geçiyoruz. Doğru bildiğini zannedip peşine düştüğümüz ve bu gezegenin herhangi bir yerinde inşa ettiğimiz yaşamlar bugün hepimizi içinden çıkamadığımız, sorunlarına çözüm üretemediğimiz, basiretimizin bağlandığı bir dünya ile başbaşa bıraktı bizi!”

İtibar yönetiminden sonra ne olacak?

2005 yılının sonlarında yayımladığımız “İtibar Yönetimi” kitabı uzunca bir süredir raflarda yoktu. geçtiğimiz günlerde 6. baskısını yaptı. Bu baskının önsözünü aşağıda paylaşıyoruz

 

İtibar Yönetimi artık günlük hayatımızın “zorunlu” bir parçası. Hani derler ya: “yağmurlu havada su bile vermiyorlar” diye. İtibar konusu için de durum böyle.

Sorumluluklarımızdan “sorumlu” olmak!

“Birey tek başına mı ya da sevdikleri kişilerle birlikte mi yaşamını güvence altına almayı istiyor, yoksa tanıdığı tanımadığı tüm insanlıkla, tüm varlıklarla birlikte mi?
Doğanın dengesi geri dönülemeyecek şekilde insan müdahelesiyle bozulduğunda, insanın ürettiği bilim, dünya nüfusunun ne kadarına ve hangi koşullarda ihtiyaçlarını sunabilecek kapasitede?
Bireylerin tek bir seçim hakkı olsa ve bir tarafta kendi keyfi,

24 Mart Cumartesi saat 1200’de Şişli Ekolojik Pazarda

Oyun Bitti çıkar çıkmaz çok ilgi gördü. İkinci baskısının hazırlıkları yapılıyor. Kitap Victor Ananias’a ithaf edildi ve telif gelirleri de kurucusu olduğu Buğday Derneği’ne bırakılıyor.
Tanıtımını, Victor’un kurucusu olduğu Şişli % 100 Ekolojik Pazar’da yapıyoruz.
24 Mart 2012, Cumartesi günü saat 1200’de.
Hem ekolojik pazar atmosferini solumanız…

Babalar ve kızlar… Ama arkadaştırlar…

Kız babaları sanırım beni daha iyi anlayacaklar.
Daha ilkokula bile başlamadan çiziktirdikleri çöp adamlı resimlerde mutlaka babalar vardır. Elele tutuşmuşlardır onlarla.
Çocukluk yıllarında babaların iş seyahatleri dönüşleri kızlar için çok özeldir. Babalarının kokusunu serpiştirmişlerdir oraya buraya. Gece uyurlarken yanlarına uzanan babalarının kollarını sımsıkı kavrarlar. Yok oldukları günlerin acısını çıkartırcasına…

Hollywood Bitiyor!

İnsanoğlu 20.yüzyıl için özel bir plato kurdu.
1900’lü yılların belgeseli bu platoda çekildi.
2100 yılında gösterilmek üzere…
Oyun Bitti kitabından bir bölüm:
Son yıllarda izlediğim en güzel filmlerden biri Woody Allen’in hem yazdığı, hem yönettiği ve hem de oynadığı “Hollywood Bitiyor” idi. Kısaca; bir zamanlar büyük filmlere imzasını atmış ancak kariyerinin doruklarında iken işleri ters gitmiş ve “çöküş” yaşamakta olan bir yönetmeni anlatır bu film.

OYUN BİTTİ!

“BİR ŞİRKETİN GENEL MÜDÜRÜ ya da üst düzey yöneticilerinden biri olabilirsiniz. Ya da bir reklamcı, halkla ilişkilerci ya da pazarlama yöneticisi… Fabrikalar, tesisler, baraj hesaplamaları yapan bir mühendis veya konut tasarımı yapan bir mimar… Tesisatçı, tornacı, marangoz, hatta “son ütücü”! Finans uzmanı, kimyager, doktor, laborant, kurumsal iletişim ya da insan kaynakları uzmanı veya henüz daha adını bile duymadığımız binlerce meslekten biri içinde kariyerinize “anlam” katacak bir yolculuk yapıyor olabilirsiniz.