Sign up with your email address to be the first to know about new products, VIP offers, blog features & more.

HAYATIN ANLAMI KİTAP

Kitabın yaşam yolculuğumuzda ne denli “vazgeçilmez” bir arkadaş olduğunu anlayabilmek için her halde benim gibi ortaokul, lise ve üniversite yıllarında klasikler dahil kitapları ıskalamış birinin yetişkin yaşlarında geriye dönüp bakması gerekiyor. Gerçekten öğrenim hayatım boyunca beni kitaplarla haşır neşir olacak bir motivasyonum olmadı. Oysa ki edebiyat, kültür ve sanatın baş köşede konuşlandığı bir evin bireyiydim. Rahmetli annem Nisa Kadıbeşegil‘in özgün kütüphanesi sadece Türkçe değil özellike İngilizce ciltli kitaplarla dolu idi. Dahası kültür ve edebiyat dünyasının köşe taşlarından biri olan aylık OLUŞUM dergisini kısıtlı imkanları ile 149 sayı yayımlamıştı. Ama olmadı işte. Özellikle ilkokuldan itibaren yatılı okuyan bir öğrencinin kendi evindeki kültürel zenginlikten uzak kalması buna neden olmuş olabilir. Ama beni kitaba yönlendiren bir motivasyonum olduğunu hatırlamıyorum. Üniversite yıllarım buna dahil! Erken yaşlarda kitapla arkadaş olunmayınca kitap bir anda “boş zamanları değerlendirme” uğraşısına dönüşüyor. Bunun da kalıcı bir etkisi olmuyor. İlerleyen yıllarda hayatımdaki bu eksikliği kitabı yol arkadaşı olarak değerlendirmiş dostlarımın katkıları ile gidermeye çalıştım. Özellikle 50’li yaşlardan sonra bu arkadaşlarımın motive edici yaklaşımları beni kitapla barıştırdı ve kendi kitaplarımı yazmaya yönlendirdi. kitap kulüpleri yaşamakta olduğum Alaçatı’da emekliler buluşmasından çok entelektüel zenginleşme ortamı olunca yaşamın gerçek “katma değerinin” kitapla buluşmakta olduğunu bir kez daha anladım.

Bütün bunları niye yazdım? Dört yıldır Çeşme’de devam eden ve hayranlıkla izlediğim bir “kitap” faaliyeti var. “Hayatın Anlamı Kitap” Çeşme Kaymakamı Mehmet Maraşlı ve eşi Arzu Güleryüz Maraşlı’nın gençlerin erken yaşlarda kitapla buluşmaları, arkadaşlık etmeleri, yazarlardan ilham almaları, kendi yazı yetkinliklerini keşfetmeleri gibi konularda düzenli, disiplinli, performansa dayalı harika çalışmalar yapıyorlar. Sıradan bir kitap okuma etkinliği olarak değil, kitabın merkezde durduğu; tarih, arkeoloji, kültür ve sanatın büyüleyici ortamlarını da kapsama alanına alan bu faaliyetlerde şüphesiz ilçe milli eğitim müdürlüğünün katkısı yadsınamaz. Öğretmeler, okul yöneticileri, veliler, öğrenciler kısaca kitapla ilgili tüm paydaşlar ancak HayatınAnlamı Kitap olduğu takdirde böyle bir buluşma gerçekleştirebilirlerdi.

Bu yılın kapanış etkinliğinde projenin koordinatörlüğünü yapan Arzu Güleryüz Maraşlı’nın konuşmasını eksiksiz olarak paylaşıyorum sizinle. Belki bu blog yazısını okuyanların da Hayatın Anlamını Kitaba dönüştürecek yürüyüşü olabilir.

Saygıdeğer Konuklar,

Öncelikle, Hayatın Anlamı Kitap Projemizin 2025-2026 sezonu kapanış törenine hepiniz hoş geldiniz, şerefler verdiniz.

Bugün burada yalnızca bir sezonu tamamlamıyor; birlikte kurduğumuz büyük bir hayalin meyvelerini topluyoruz.

Bizler, bundan yıllar önce bir hayalle yola çıktık: “Bir insanı değiştirmek, bir dünyayı değiştirmektir.” dedik ve bu değişimin en güçlü anahtarının okumak olduğuna inandık. Çünkü okumak; insanın kendi içine, hayata ve insana dair yaptığı en derin yolculuktur.

Kıymetli misafirler, çocuklarımızı erken yaşlarda kitaplarla buluşturmak, aslında geleceği inşa etmektir. Zira okuyan çocuk düşünen; düşünen çocuk üreten; üreten çocuk ise yaşadığı topluma değer katan bir birey olarak yetişir. Teknolojinin ve dijital araçların hayatımızın her alanına nüfuz ettiği günümüzde, çocuklarımızın kitaplarla kurduğu bağın onların hayal dünyasını, düşünme becerilerini ve karakter gelişimlerini besleyen en kıymetli yatırımlardan biri olduğuna inanıyoruz.

İşte bu inançla, geride bıraktığımız bu sezonda da durmaksızın çalıştık, ürettik ve en önemlisi çocuklarımızın hayatlarına, kalplerine dokunduk.

Her yıl olduğu gibi bu yıl da 33 okulumuzun okuma saatlerine misafir olduk. Sıralarına oturduk, onlarla aynı heyecanla sayfaları çevirdik. Sadece okumadık; okuduklarımız üzerine konuştuk, tartıştık, gelişimlerini yakından takip ettik. Ve ne mutlu bizlere ki, bu okuma alışkanlığının çocuklarımızın kelimelerine, kendilerini ifade edişlerine ve gözlerindeki o pırıltıya nasıl yansıdığını gururla gözlemledik.

Kitapları dört duvarın arasından çıkarıp hayatın tam kalbine taşıdık. Dedik ki; mekânın bir ruhu varsa, onu anlamlandıracak olan sözdür, manadır.

Mekân okumaları etkinliklerimizle edebiyatı sanatla, müzikle, doğayla ve tarihle buluşturduk. Kimi zaman Efes Antik Kenti’nin asırlık sütunları arasında, kimi zaman binlerce yıllık Erythrai Antik Tiyatrosunun ilham veren atmosferinde sayfaları çevirdik.

Kimi zaman doğanın kalbine sığındık. “Ormana Ses Olmak” dedik; yanan ormanlarımızı ziyaret edip sessiz çığlıklarına kitaplarımızın sesiyle ortak olduk.

Sözün kısası; bazen doğanın o muazzam sessizliğinde huzuru soluduk, bazen de tarihi ve kültürel mekânlarda edebiyatı sanatla ve müzikle buluşturduk.

Çocuklarımızı ve kitapseverleri  yalnızca yeni kitaplarla değil, o kitapların arkasındaki değerli isimlerle de buluşturduk.

Ahmet Şerif İzgören’den Aytül Akal’a, Yasemin Sungur’dan Salim Kadıbeşegil’e kadar edebiyat ve düşünce dünyamızın birbirinden kıymetli birçok ismini ağırladık.

Çocuk ruhunun en güzel gıdası masallardır diyerek, her hafta sonu dijital dünyayı da iyiliğe vesile kıldık. Instagram üzerinden anaokulu öğretmenlerimizin güzel sesleriyle Masal Saatleri yayınladık. Okullarımıza giderek masallar anlattık. Kimi zaman biz okuduk, onlar dinledi; kimi zaman onlar anlattı, biz büyük bir hayranlıkla onları dinledik.

Kitap Takas Şenliğimizle Çeşme’nin sokak ve  meydanlarını adeta açık hava kütüphanesine dönüştürdük. Yüzlerce çocuğumuz, okudukları kitapların kahramanlarına bürünerek sokaklarımızı edebiyatın renkleriyle buluşturdu. Kitap kahramanlarının meydanlara taştığı, çocuklarımızın kitaplarını birbirleriyle paylaştığı bu şenlikte; okumanın aynı zamanda paylaşmak, çoğaltmak ve birlikte büyümek olduğunu hep birlikte gördük. Yine bu etkinlik kapsamında gerçekleştirdiğimiz “Gerçek Kahramanlar Kitap Okur” farkındalık çalışmasıyla çocuklarımıza önemli bir mesaj verdik. Onların şiddeti özendiren unsurlara değil; kitaplara, bilgiye ve hayal gücüne sarılmalarını  teşvik etmek istesik. Çünkü biz biliyoruz ki gerçek kahramanlar, dünyayı şiddetle değil;  bilgiyle, fikirle değiştirenlerdir.

Bu yıl ayrıca, “Kitaptan Sanata Yolculuk” atölye çalışmamızla çocuklarımızın okudukları kitapları somut ve yaratıcı çıktılara dönüştürmelerine imkân sağladık. Arkas Sanat Merkezi’nde yürüttüğümüz bu çalışmada, kitapların çocuklarımızın hayal dünyasında nasıl birer sanat eserine dönüştüğüne hep birlikte tanıklık ettik.

Bu yolculukta sadece çocuklarımızı değil, bu projenin en önemli yürütücüleri olan öğretmenlerimizi de merkeze aldık. Her yıl olduğu gibi bu yıl da biz öğretmenlerin mesleki ve kişisel gelişimlerini desteklemek amacıyla çeşitli programlar ve eğitimler düzenleyerek gücümüze güç kattık.

Her ay düzenli olarak gerçekleştirdiğimiz kitap sohbetlerinde öğretmenlerimizle bir araya geldik. Aynı kitabı okuyup farklı bakış açılarıyla yorumlarken; hem entelektüel olarak beslendik hem de hayata farklı pencerelerden bakabilmenin ve birlikte düşünebilmenin gücünü hissettik.

Kıymetli Misafirler;

Bugün burada, bu güzel denizin kıyısında bir sezonu daha geride bırakırken içimiz müsterih, gönlümüz gurur dolu. Biz Çeşme’de bir farkındalık yarattık. Kitabın sadece bir kâğıt yığını değil; bir rehber, bir dost ve insanı insana yakınlaştıran güçlü bir bağ olduğunu hep birlikte gösterdik.

Bu uzun ve meşakkatli yolculukta bizlere inanan, destek veren tüm paydaşlarımıza; projemizi sahiplenen fedakâr öğretmen arkadaşlarıma,okul yöneticilerimize, heyecanımızı paylaşan velilerimize ve tabii ki bu projenin gerçek kahramanları olan sevgili çocuklarımıza sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum.

Gelecek sezonda, yeni mekânlarda, yeni kitaplarla ve daha da büyüyen bir aileyle yeniden buluşmak ümidiyle…

Kitapla kalın, sevgiyle kalın.

Henüz yorum yok.

Ne düşünüyorsun?

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir